HALKIMIZ VE DEVRİMCİLERLE İLİŞKİLER
| 28.08.2026
Halkımızın bazı özelliklerine ilişkin gözlemlerimi bir önceki yazımda özetlemiştim. 12 Eylül öncesinde ve sonrasında sosyalistlerin halkımızla ilişkilerine ilişkin bazı tespitler de aynı doğrultudadır.
1960’lı yıllarda ve özellikle Türkiye’nin 1974 yılında Kıbrıs’ın önemli bir bölümünü kontrolü altına alması ve 1975 yılında Türkiye’deki ABD üs ve tesislerine el koyması sonrasında ABD’nin başlattığı ve milliyetçi-mukaddesatçı kesimleri kullanarak gerçekleştirdiği saldırı süreci, sosyalist hareketin tarihinde görülmemiş bir kitleselleşmeye neden oldu. Ancak bu kitleselleşme kalıcı olamadı.
İnsanların büyük bölümünün yalnızca kısa vadeli çıkarlarıyla hareket ettiğinin göstergelerinden biri, 12 Eylül 1980’e kadar ülkücülerin saldırılarına karşı canlarını ortaya koyarak mücadele edenlerin 12 Eylül sonrasında yaşadıkları büyük hayal kırıklığıdır. 12 Eylül sonrasında Milli Güvenlik Konseyi’nin talimatıyla yüzbinlerce insan işkenceden geçirildi; büyük bir baskı rejimi uygulandı. Bu baskı, halkın sosyalistlerden kopmasında çok etkili oldu. Ancak darbe öncesinde sosyalistlere destek veren...
|